Noel değil, Yıl Başını kutluyoruz.
Malum yeni bir yıla daha giriyoruz, daha girmeden de itirazlar başladı.
"Büyük çoğunluğu müslüman olan bir ülkede noel kutlamak caiz değildir." şeklinde.
Elbette kimse kimsenin hayatına karışamaz ama şunların bilinmesinde fayda var bence.
Hristiyanlar "noel" ya da "milat yortusu" adıyla bilinen 25 Aralık tarhindeki bir bayramı kutlarlar. İsa'nın doğumunun kutlamasıdır bu ve bunun için kiliseye giderler, bazıları bunla ilgili perhize girerler. Tüm aile bir araya gelerek birbirine hediyeler alıp verir. Kısaca bir çeşit dini ritüeldir.
Bizim ülkemizde ve daha başka müslüman olan bir çok ülkede kutlanan gün 31 Aralıktaki Yıl Başı günüdür. Esasen Hristiyanlardan geçmiş gibi görünse de aslında tüm dini ritüellerden arındırılmış bir haldedir.
Türkiye'deki Ermeni, Ortodoks, Katolik kiliseleri sadece Noel kutlayarak dini ritüel gerçekleştirirler.
Onun dışındaki ülkemizde yaygın olarak görülen Hristiyan dünyasına ait ağaç süslemek, hindi yemek gibi kutlama şekilleri sadece eğlence amaçlıdır.
Peki başka bir dine ait onca kutlama dururken neden bu kutlamayı bu kadar benimsedik.
Çünkü, yılbaşı kutlaması aslında bir çok şeyin sene-i devriyesidir.
Mesala;
Asgari ücretin artışının ilk günüdür.
Yeni ajandanızı kullanacağınız ilk gündür.
Aldığınız maaşın %20 lik hatta belki %30 luk dilimden tekrar %15 orana geçtiğinin ilk günüdür.
Alacağınız yeni sezon kıyafetlerin ilk günüdür.
Ev sahibiyseniz kiracınıza yapacağın zammı hesaplayacağınız ilk gündür.
Tüccarsanız yeni fiyatları tespit edeceğiniz enflasyon oranın hesaplanacağı ilk gündür.
Milli Piyangodan çıkacak büyük ikramiyenin umuduyla güne başlayacağımız ilk gündür.
Kısaca ortalama 70-80 yıl yaşayacağımız şu fani hayatın daha iyi gitmesi için, kendimizce bir şeylere yeniden başladığımız günün ilk gündür.
Ben bunda caiz olmayacak bir şey göremiyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder